Alzheimer İle İlgili Kısa Hatırlatmalar [İdil Tulun]

Redakte edilmedenözgün hâliyle yayınlanmıştır
"Yazarlar ve Ozanlar Grubu"ndan Günay Tulun'un geçerliliğinden bir şey kaybetmemiş "Alzheimer'a Bitkisel Destek" adlı yazısını Facebook sayfalarında görünce belki benim de bir katkım olur diye konuya katılmak istedim.
Ayrıca bu gece, çağımızın "Bilgi Postacısı" Okan Bayülgen'in; TV 8'deki programında da bu önemli konu işlenecek. Şu an, benim bu yazımı okuyabiliyorsanız bu, o programın da kısa süre önce bittiği anlamına gelir.

Alzheimer, Alman kökenli gibi görünüyorsa da İngilizce bir kelime. Türkçesi alzaymır ama nedense hemen her yerde İngilizcesinin kullanımı daha yatkın. Bu nedenle konuyu anlatmak isteyen insanlar hangisini kullanacaklarını şaşırıyorlar. Alzaymır yazdığınızda hemen tepkiler yağıyor:

- Daha adını bile yanlış yazmışsın!

Hastalığın nasıl başladığı, geliştiği ve sonuçları hakkında yazılıp söylenmiş varsayımlardan ben de bahsetmeyeceğim. Onları internetten rahatça bulabiliyorsunuz. Yalnız şunu da söylemem şart:

Dünyada kırk milyon civarında alzaymırlı olduğu tahmin ediliyor. Tatsız beklentiyse bu sayının kısa zaman içinde "yüz milyonu aşması"...
Yurdumuzdaki sayınınsa üç yüz bin civarında bulunduğu, ama bu sayının gerçek rakamların çok çok altında olduğu yolunda söylentiler var.

Bu ilginç bir hastalık. Kendisi başlıbaşına büyük bir problemken başka hastalıkları da ağ gibi yanına çekip dertlere dert katabiliyor. Bu nedenle hastaya, bağışıklık sistemini zayıf düşürmeyecek bir beslenme rejimi uygulanmalı. Morali elden geldiğince yüksek tutulmalı; sosyal hayattan, eski alışkanlıklarından kopmaması için elden gelen çaba gösterilmeli.


Bugün demans olarak adlandırılan "bunama"nın yalnızca bir türü alzaymır.

Dedemde de iki yıldır aynı hastalık olduğu için biliyorum. Kişiliğinde büyük değişiklikler oluşuyor. Öyle ki en basit ihtiyaçlarını bile karşılarken neler yapması gerektiğini hatırlayamayıp bunu etrafına sorabiliyor. Derdini anlatamayınca sinirleniveriyor. Eskiyi çok iyi hatırlayıp, birkaç saniye önce yaşanan bir olayı ya da söylenen bir sözü unutuveriyor.

Kesin olmasa da alzaymır hastalığının ortaya çıkış nedenleri arasında olduğu düşünülen çok sayıda etken var. Bunlar arasında kalıtsal faktörler, beyinde protein birikimi, beyin hücrelerinin ölümü, sinirsel iletimin bozulması, kafa travmaları, bazı metal ve zehirli maddelerin şu ya da bu nedenle vücutça emilimi ya da solunması; obeziteden uykusuzluğa, çelişkili gibi görünse de içki içmekten içmemeğe, depresyondan damar hastalıklarına kadar akla gelen pek çok olgu, diğerlerine göre daha önde gibi görünüyor.


Bazılarının iddia ettiği gibi hastalığı kesinkes kalıtsal etkenlere bağlama iddiası da aşağıdaki iki neden yüzünden pek geçerli değil.

Hastaların ancak yüzde 10’unun aile öyküsünde alzaymırın varlığı tespit edilmiş. Tek yumurta ikizlerinden birisi bu hastalığa yakalanabilirken diğeri ondan 40-50 yıl sonra bile sağlıklı bir hayat sürdürmeye devam edebilmekte…

Yaş ilerledikçe, alzaymırın görülme riskinin fazlalaştığıysa bir gerçek gibi...

Neden gibi dedim?
Bugün için bilim, bu faktörü de tam olarak ispatlayamamış durumda.
Yalnız bu konunun üzerinde diğer faktörlerden daha fazla duruyorlar.
Yaş konusuna girince, kutsal kitabımızın "Yasin Suresi"nden bir ayeti bu sayfaya taşımak ihtiyacına kapıldım birden. Varın kendiniz karar verin ayetin söyledikleri üstüne:
- Bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak yaratılışta onu tersine çeviriyoruz. Hâlâ akıllanmayacaklar mı?

Bazı tıp adamları da alzaymırın abartıldığı kadar çok insanda görülmediğini bu bilgiyi bazı ilaç şirketlerinin pompaladığını ve bazı basın organlarının da onlarla işbirliği yaptığını söylüyorlar. Kanser ve kalp damar hastalıklarının daha ön planda değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyorlar.


Bu itirazlar genelde, yazarlıkla tıp doktorluğunu bir arada götüren kesimden, yani isimlerini afişe etme cesaretini gösterebilen insanlar arasından çıkıyor.

Onların bir iddiaları daha var. Bugüne kadar alzaymırda kullanılan ilaçlar ilaç şirketlerinin kasasına yeni ve daha büyük kasalar katmaktan başka bir işe yaramadı. Yani çare sağlamıyor.
Geçmişte "Domuz gribi", "Kuş Gribi" falan derken; bunun da örneklerini yaşayıp o şirketlere karşı güven kaybettik zaten.

Gerçek bilim insanlarına gelince…

Onlar hâlâ araştırıyor.
Hastalığın kesin nedenini bilmek için hâlâ çaba harcıyorlar.

Bir hastalık, bir kişide bile görülse hemen üzerine eğilinmesi gerek. Çünkü bir kişinin bile yaşamını kaybetmesi, küçük kıyamet denecek kadar şiddetli izler bırakan büyük bir olay.

Kurtarılabilecek bir can içinse her olanağı kullanmak şart.

Neden ya da nedenler ortaya çıkarsa tedavi umudu da artacak.

Yoksa insanlığın vay hâline!


İdil Tulun

  • ALINTI YAPMAK İÇİN

    • Yazarlarımızın makaleleri ve Sayın Günay Tulun'a ait şiirlerin, "Radyo-TV ile diğer basın ve yayın organlarında" yayım ilkesi: Önceden haber verme, eserin aslına sadık kalma, eser sahibiyle alıntının yapıldığı yer adlarını anlaşılır bir açıklıkla belirtmektir. Yayın öncesi bildirim imkânının bulunamadığı aniden gelişen durumlardaysa nezaket gereği, [sessizliginsesi.tr@gmail.com] adresine yayın sonrası bilgi gönderilmesini rica eder; tüm yayınlarınızın başarılı geçmesini dileriz.
  • ESER EKLEMEK İÇİN

    • "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"na ait tüm basılı ya da dijital yayın sayfalarında halkımızın geniş dünya ilgisine uygun olarak her türlü konuya yer verilmiştir. Yayınlanan fotoğrafların büyük bir kısmı "Kadim Okurlarımız" tarafından gönderilmiştir. Fotoğraf ve çizgi resimlerde "İlişkinlik-Telif Hakkı" konusunda tereddüt oluştuğunda bu eserleri yayından çekme hakkımız saklıdır. "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"na ait tüm gazete, dergi, site, blog gibi yayın araçlarında yayınlanan makale ve diğer yazı türleriyle fotoğraf, resim, yorum gibi her türlü eserin; üçüncü şahıs, kurum ve kuruluşlara karşı her türlü sorumluluğu, bu eserlerin sahibi olan yazar, gönderici ve ekleyicilerine aittir. "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"nun yayın organlarına kayıt edilen ya da kaydedilmek üzere gönderilen eserlerin, telif hakları konusunda problemsiz olmaları önemli ve gereklidir. Yayın Kurulu, gönderilen eserleri yayınlamaktan vazgeçebileceği gibi, dilediği yayın organlarından birinde ya da hepsinde aynı anda ya da değişik zamanlarda yayınlayabilir, yayınlamak isteyen üçüncü şahıslara, tüzel kişiliklere ve kurumlara onay verebilir ya da onlar tarafından yayınlanmasını engelleyebilir. Yalnız şu unutulmamalıdır ki bu eserler, okura saygı kuralı gereği Türkçe kurallarına uygun olmalıdır. Yazılar yayınlandıktan sonra, yazar ya da ekleyicisi; istifa, uzaklaştırılma, çıkarılma dâhil herhangi bir nedenle yazı göndermesi sonlandırılmış olsa dahi "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu Yayın Kurulları"nın oy birliği içeren onay kararı olmadan eserlerinin kayıtlarımızdan ihracını isteyemez, istediği takdirde bunun reddedileceğini en baştan bilmelidir. Gönderici ve yazarlarımızın bu konuya önceden dikkat etmeleri, ileride ihtilaf doğmaması için baştan eser göndermemeleri gerekmektedir. Yayın organlarımıza ekleme yapanlar, bu konudaki sorumluluklarını okumuş ve kabul etmiş sayılacaklardır. Uzun süre yazı göndermeyen ya da yazmayı bırakan köşe yazarlarımızın o güne kadar gönderdikleri tüm yazılar "Konuk Yazarlar" bölümüne aktarılarak yeniden yazı göndermeye başladığı güne kadar köşesi kapatılır. Köşeyi kapama ya da kapatılan köşeyi açıp açmama konusunda karar sahibi, "Sessizliğin Sesi Grubu" ile "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"dur. İhtilaf durumunda, İstanbul'un Kadıköy Mahkemeleri yetkilidir.
  • YORUM YAZMAK İÇİN

    Sayın Okurlarımız: Yorumlarınızı; Grubumuza ait "Google, Yahoo, Mynet, Hotmail, TurTc " ve diğer posta adreslerimize göndermek yerine, "Yorum bölümü açık olan sitelerimiz"deki; yorum yazmak istediğiniz yazının alt kısmında yer alan "Yorum", "Yorum Yapın", "Yorum Yaz" veya "Yorum Gönder" tuşlarını kullanarak doğrudan kaydetme olanağınız bulunmaktadır. Yazacağınız yorumlarınızın; gecikmeksizin, anında yayına girmesini dilerseniz bu yolu tercih etmenizi, saygılarımızla öneririz.

TÜM SİTEYİ DİLDEN DİLE ÇEVİRMEK İÇİN, "DİLİ SEÇİN"İ TIKLAYIN